Miraç Kandili Nedir? Miraç Gecesinin Önemi ve Fazileti Nedir? Miraç Gecesi Neler Yapılır?


0
Miraç Kandili Nedir? Miraç Gecesinin Önemi ve Fazileti Nedir? Miraç Gecesi Neler Yapılır?
Miraç Kandili Nedir? Miraç Gecesinin Önemi ve Fazileti Nedir? Miraç Gecesi Neler Yapılır?

MİRAÇ KANDİLİ NEDİR?

Miraç Kandili, İslam dininde kutsal sayılan gecelerden biridir. Recep ayının 27. gecesidir. Müslümanlar bu gecede Hz. Muhammed’in, Mekke’deki Mescid-i Haram´dan, Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürüldüğüne, oradan da gökleri aşarak, Cebrail’in bile giremediği Sidretül Münteha’yı geçerek Allah´ın katına ulaştığına inanırlar. Bu olaya miraç ya da göğe çıkış denir.

İşte Miraç Kandili nedir sorusunun yanıtıda bu olayda yatıyor. Miraç göğe çıkış ise kandilde ışık demek. Miraç Kandili önemini bu gece yaşanan büyük buluşmadan almaktadır. 2021 yılında Miraç Kandili 10 Mart Çarşamba akşamına denk gelmektedir.

MİRAÇ KANDİLİNİN ÖNEMİ NEDİR?

Miraç Kandili önemi ise: Miraç gecesindeki yolculuğun ruhsal bir deneyim olduğu tezine karşı Schimmel gibi bazı araştırmacılar ayette kulunun ruhuyla değil, ‘kuluyla birlikte’ seyahat ettiği belirtilmesini sunmuştur. Bazı İslam alimleri de Burak adlı bineğin kullanılmasını Miraç’ın tamamen ruhsal bir deneyim olamayacağına kanıt olarak göstermişlerdir.

MİRAÇ KANDİLİNİNDE NELER YAŞANDI?

Kelime anlamı olarak “isra”, gece yürüyüşü, gece yolculuk etmek, “miraç” ise yükselmek, yükseğe çıkmak anlamlarına gelmektedir. İsrâ ve Mirac hadisesi, Efendimizin (s.a.v) peygamberliğinin on ikinci yılında, Mekke’de vuku bulmuştur.

Hadise özetle şöyle cereyan etmiştir: Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakk’ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmiştir.

İsra ve miraç mucizesinin nasıl gerçekleştiği Kur’an’da, İsra ve Necm surelerinde anlatılmıştır. İlgili ayetler şöyledir:

“Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O’dur.”

“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü.

Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.”

MİRAÇ GECESİ NELER OLDU?

Hazreti Peygamber (s.a.v) Mescid-i Haram’dan (Mekke’den), Mescid-i Aksâ’ya (Kudüs’e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs’e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa’nın (as) makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ’ya geldi. Orada içlerinde Hazreti İsa, Hazreti Musa ve Hazreti İbrahim’in de (Aleyhimüsselam) bulunduğu peygamberler topluluğu kendisini karşıladı. Hazreti Muhammed (asv) bu peygamberlere imam olarak onlara iki rekat namaz kıldırdı.

Bu hadiseden sonra Hazreti Peygamber’e (s.a.v) iki kap getirildi ki; kabın birisinde şarap, diğerinde süt vardı. “Bunlardan hangisini istersen, al!” denildi. Peygamberimiz (s.a.v) sütü seçti. Cebrail (as), Peygamberimiz’e (s.a.v): “Sen fıtratı seçtin, eğer sen şarabı almış olsaydın, senden sonra ümmetin azardı. Sütü tercih etmekle sen de fıtrata yöneltildin, ümmetin de fıtrata yöneltildi. Şarap size haram kılındı!” dedi.

Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. İsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim (Aleyhimüsselam ecmain) gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin!..” dediler, tebrik ettiler. Sonra her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği Beytü’l-Ma’mur’u ziyaret etti.

Bundan Sonra Hz. Cebrail (as) ile birlikte sidretü’l-müntehâ’ya geldiler. Sidretü’l-müntehâ; kökü altıncı kat gökte ve gövdesi, dalları yedinci kat göğün üzerinde, gölgesiyle bütün gökleri ve cenneti gölgeleyen,  yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri küpler kadar, bir ağaçtır.

Refref ve Öteler Ötesindeki Buluşma

Cebrail (as), Peygamberimiz’i (s.a.v) yukarı götüre götüre, nihayet (kaza ve kaderi yazan) kalemlerin cızırtılarını işitecek kadar yüksek bir yere çıkardı. Peygamberimiz (s.a.v); cennetten, yemyeşil bir Refref (ipek döşek)’in birden ufku kapladığını gördü. Peygamberimiz (s.a.v), onun (Refref’in) üzerine oturdu. Cebrail (as), Peygamberimiz’den (s.a.v) ayrıldı. Peygamberimiz (s.a.v); Aziz ve Cebbar olan Rabbine yükseltilip yaklaştırıldı.

Peygamberimiz (s.a.v), Yüce Rabbinin: “Korkma ya Muhammed, Yaklaş!” buyruğunu işitmeye başladı. Nihayet, hiçbir kimsenin hiçbir zaman erişememiş olduğu yakınlık makamına, İlahî kabule, İlahî ikram ve ihsana nail oldu! İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (s.a.v): “Ben, Yüce Rabbimi gördüm!” buyurmuştur.

Peygamberimiz (s.a.v) Miraç’ta Cenab-ı Hakk’a selam yerine bütün mahlukatın ibadetlerini hediye etmiştir. Efendimizin (s.a.v) Cenab-ı Hak ile olan bu konuşması bütün müminlerin miracı olan namazlarında okudukları tahiyyatın sözlerinden oluşmaktadır. Bu konuşmanın meali şöyledir:

Peygamberimiz (s.a.v) Cenab-ı Hakk’a hitaben:

“Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salâvat ve duâlar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah’a mahsustur.” şeklinde hitab vermiştir. Bunun anlamı“Bütün varklıkların halleriyle ve dilleriyle yapmış oldukları ibadetleri ve tesbihlerini, bütün çekirdekler ve nutfeler gibi mübarek şeylerin fitri mübarekliklerini ve tesbihlerini, bütün insanlar gibi şuurlu varlıkların ibadetlerini ve bütün peygamberler ve kamil insanlar olan evliyaların, asfiyaların ibadetlerini ve tesbihlerini onların namına sana hediye ediyorum; sana mahsustur.” demektir.

Bu selamın üzerine Cenab-ı Hak da Resulüne (s.a.v): “Selâm olsun sana ey Peygamber!” şeklinde mukabele de bulunmuştur. Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) de: “Bize ve Allah’ın salih kullarına selâm olsun.” şeklinde cevap vermiştir. Bu konuşmaya sidretü’l-müntehada tanık olan Cebrail (as) da Allah’ın şahitlik etmesini emretmesi üzerine “Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şehadet ederim. Ve Muhammed’in (asv), Allah’ın elçisi olduğuna da şehadet ederim.” diyerek şehadet etmiştir.

Miraç’ta cereyan eden bu karşılıklı sohbetteki sözlerin, müminlerin miracı hükmünde olan namazda okunması sünnettir. Bu şekilde her mümin bütün şuurlu ve şuursuz mahlukatın ibadetlerini kendi ibadeti içerisinde Cenab-ı Allah’a takdim etme şerefine ulaşmış olur.

Mirac’ta Peygamberimize Verilenler

Peygamberimiz’e (s.a.v) Mirac mülakatı sonunda şu üç şey verildi:

1. Elli vakit namaz sevabına denk, beş vakit namaz verildi.

2. Bakara sûresinin son iki âyeti verildi.

3. Peygamberimiz’in (s.a.v) ümmetinden olup da, Allah’a şerik koşmayanlardan mukhimat (büyük günahlar) bağışlandı.

Nitekim bir hadiste bu hediyeler şöyle ifade edilmiştir: “…Miraçta Hz. Peygamber (a.s.m)’e şu üç şey verildi:  Beş vakit namaz verildi, Bakara Suresinin son kısmı (Amenerresul) verildi ve bu ümmetten Allah’a şirk koşmadan ölen kimsenin günahlarının bağışlanacağı hususu (söz verildi).” (bk. Müslim, İman, 279).

Bu müjde hiç bir müminin cehenneme girmeyeceği anlamında değildir. Her günahın affedilebileceğini ve eğer günahkar olsa bile iman ile ölmüşse cehennemde ebedi kalmayacağını bildirmektedir.

Sevabı günahlarından çok olan müminler direk cennete gideceklerdir. Günahı ağır basanlar ise, bu günahlardan temizlenmek için cehennemde bir müddet kaldıktan sonra tekrar cennete gireceklerdir.

MİRAÇ GECESİ NELER YAPILIR?

Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Efendimiz bu gece pek çok rûhânî ahvâl ve ikrâma kavuşmuş olmakla birlikte hiç bir kulun ulaşamayacağı manevi alemlere varmıştır. İşte bu gece her yıl Miraç Kandili olarak idrak edilir. Bu gecede şu ibadetleri yapılması tavsiye edimiştir:

MİRAÇ KANDİLİNDE KILINACAK NAMAZLAR

Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :

“Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” duası okunur.

Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.

MİRAÇ KANDİLİNDE ÇEKİLECEK TESBİHLER

Mübarek miraç kandilinde bol bol dua ederek ibadet edilmesi gereklidir ve imkanınız varsa kandil gününde oruçlu olarak geçirebilirsiniz. Bu mübarek gecelerde kaza namazı veya nafile namazlarda kılınmalı, oruç tutulmalı, ibadet edilmeli, tespih çekilmeli Allah Azze ve celle’nin iyi hayırlı kıldığı her şey yapılması gereklidir.

Miraç kandili gecesinde bol bol seyyüdül istiğfar çekilmelidir ve bolca Resul-i Ekrem Efendimiz’e (s.a.v) salat ü selam okunmalıdır.

Miraç kandilinde yapmış olduğumuz kusur ve günahlarımızdan ötürü tövbe ve istiğfarda bulunmamız gerekir ve en azından 100 defa “Estağfirullah” demeliyiz.

Bu mübarek Miraç kandili gecesinde çekilen tespihler şöyledir:

100 defa “La ilahe illallah”,
100 defa “Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed”,
100 defa “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim”,
100 defa “Estağfirullah”,
100 defa “Sübhànallah”,
100 defa “Elhamdülillâh”,
100 defa “Allahu ekber”,
Allah” gibi mübarek kelimeleri zikretmek çok sevaptır.


Like it? Share with your friends!

0

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir